Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

ANASAYFAGÜNDEMEKONOMİPOLİTİKAMAGAZİNSAĞLIKKADINSPORKOMİK
Sayfa Sonuna GitGeri Git

SES VER

FATİH PORTAKAL
fatihportakal@turkiyesesver.com

TÜRKİYE’YE GÜVENİLİR Mİ?


Geçen haftanın bazı haberleri vardı. O haberleri okuduktan sonra bir soru kafama takıldı. Türkiye’ye, Türk Devleti’ne güvenilir mi? Aslında kimse ülkesine laf kondurmak istemez. Hemen milliyetçilik damarları kabarıverir. Soruya milliyetçilik gözlüğüyle bakarsanız cevap çok basit: Ya sev, ya terk et. Ama gelin bir de benim baktığım pencereden bakalım. Belki cevap değişebilir.

 

Bu tozlu dumanlı gündem arasında başka olaylar da yaşanıyor. Ancak çok fazla ilgi göstermiyoruz. Gözden kaçıyor da diyebiliriz. NATO Genel Sekreteri Rasmussen birkaç gün önce “Füze Kalkanı Projesi” ile ilgili çok önemli bir açıklama yaptı. Sekreter, Türkiye’ye konuşlanacak kalkanın radar sisteminin bizzat Ankara tarafından istendiğini açıkladı. Olayın iki boyutu var aslında. Bir; Neden şimdi böyle bir açıklama yapılır? Hükümet zorda mı bırakılmak isteniyor? İki; iktidar bu açıklamaya neden sessiz kalıyor? Rasmussen’in söyledikleri yalanlama yapılmadığına göre doğru mu?

 

Bu sorucuklara sıradan vatandaşlar olarak cevap bulmak hiç olası değil. Neticede uluslar arası ilişkiler. Gizemli açıklamada kafama takılan şu oldu. “Hep yanlış mı yönlendirildim ya da yanlış mı algıladım?” Ben, topraklarımızdaki radar konuşlandırmasını NATO’nun istediğini zannediyordum, ama durum öyle değilmiş. Hükümet, “Gelin toprağımı size açıyorum” demiş. İlginçtir aynı hükümet bir yandan da İran’ın rahatsızlığını gidermeye, şişkinliğini indirmeye çalışıyordu. Anlaşmalarda doğu ve kuzey komşularımıza atıfta bulunulmasa da bu radarın hangi ülkeleri dinleyeceği belliydi: İran ve Rusya. Hatta İran her seferinde radar sisteminin kurulmaması isteğini de Ankara’ya iletiyordu. Öyle ki, Acemler, bilgilerin NATO ile sınırlı kalmayıp İsrail’le de paylaşacağını iddia ediyorlar. Rasmussen’in son açıklamasından sonra bu da olabilir.

 

Düşünsenize; toprağını savaşçı kuvvetlere kendi isteğiyle kullandıran Türkiye, İranlılar’a ne derece söylemleriyle güven verebilir? Ya da Türkiye güvenilir bir komşu mudur? Ben, İranlı olsam Avrupalı’nın açıklamasından sonra güvenmem. Amiyane tabirle arkamı dönmem.

 

Gelelim bir başka habere. Bu haber, İran haberinden biraz daha fazla konuşuldu. Çünkü işin içinde MİT var. Hikaye, Suriyeli muhalif komutan Hüseyin Harmuş’un Suriye devlet güçlerine iade edilmesi. Şaka gibi ama gerçek… Bireysel bir kaçırma mıdır, çete işi midir, içinde devlet var mıdır kimsecikler bilmiyor. Kısaca bir hafızaları tazeleyeyim. Suriye’de babadan diktatör Beşar Esad’ın şiddete dayalı bir yönetimi var. Ülkeden kaçan muhaliflere de Türkiye kucak açtı. Yani Türkiye, “Gelin, burada çalışmalarınızı yürütün, bana güvenebilirsiniz” dedi. Adamlar da geldiler. Zaman zaman televizyonlara çıkıp, seslerini duyurmaya çalışıyor. Siyasi kararları Türkiye’de alıyorlar. Böyle bir ortamda Harmuş’un haberi patlak verdi. İçinde MİT’çilerin de olduğu bir grup muhalif komutanı almışlar, sınırı geçip, iddia o yönde para karşılığında Esad güçlerine vermişler. Çok güvenilen Türkiye adamı satmış. Yine beyninizi biraz zorlayayım; Harmuş, o meçhul vasıta içinde giderken acaba nereye götürüleceğini biliyor muydu? Başına geleceklerden haberdar mıydı? Bilmek zor. Benim yanıtım, Esad’a verileceğini hiç tahmin etmiyordu. Bu ‘insan satışından’ sonra isyancı General’in idam edildiği de konuşuluyor. Acaba şu anda Türkiye’ye güvenip “Yaratıcı Gelecek”i biçimlendirmeye hazırlanan muhalifler ne düşünüyor olabilir? Ben, o muhaliflerden biri olsam korkarım Türkiye’den. Generali satan, zamanı geldiğinde ya da kartlar yeniden dağıtıldığında onları da satar. Satılmayacaklarının garantisini kimse veremez. Muhalifler, zavallıcıklar dillendirmeseler de aralarında mutlaka buna benzer konuşmalar geçiyordur. Sırtlarını yaslarken daha temkinli olacaklardır bundan böyle…

 

Bunlar en yakın örnekler. Bir de geçmiş odaklı, ama zaman aşımına uğramayan arşivlerde bulunan örnekler var. Unutamadıklarımdan biri, Libya. Kanlı savaştan hemen önce Başbakan Erdoğan, bu Kuzey Afrika ülkesine gitti. O gün devletinin başında olan, askeri darbenin mimarı diktatör Kaddafi’nin elinden tuhaftır “Kaddafi İnsan Hakları” ödülünü aldı. Bu arada diktatöre şükran ve takdirler de sunuldu. Aradan sadece aylar geçti, yayılımcı güçler Libya’ya girmeye karar verdi. Sonra da NATO devreye girdi. Hatırlıyorum, Başbakan NATO’nun işe karışmasını önceleri “saçmalık” olarak nitelendiriyordu. Ardından egemen güç ne diyorsa o yapıldı. Ne oldu? Türkiye vurucu güç olarak yer almadı. Libya açıkları, Türk savaş gemileriyle kontrol edildi. Avunulan ya da vicdan rahatlatan cümle de hemen sonra kuruldu, “Biz ateş eden taraf olmadık” dendi. Libyalı olsam ne düşünürüm? “Türkiye, güç neredeyse onun yanında” derim.

 

Valla! Devletlerarası ilişkiler böyle midir, işler böyle mi yürür bilmem mümkün değil. Ancak bu çetrefilli ilişkileri ‘dürüst-güvenilir’ bir birey olarak algılamamak gerekiyor belki de. İnsanın biri böyle yapsa güvenmeyiz, kesinlikle arkamızı dönmeyiz hatta selamı keseriz. Görünen, konu devletler olunca insani değerlerden ödün vermek zorunda kalınabiliyor. Ahlaki bir takım içsellikler, devletin menfaati ve ülkenin geleceği için feda edilebiliyor. Devlet kurumlarını işleten, yön veren olmadığım için sorunun yanıtı bende yok. Gelişmelere dışarıdan bakan sade, yaşam değerlerine sahip bir vatandaş olarak, “Türkiye güvenilmez” diyorum. Baktığım pencereden böyle görüyorum ben. Ya siz?

 

fp

12-02-2012 - 15:20

Sayfa Başına GitGeri Git
268435608 (35)








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

VİDEO GALERİ

  • FATİH PORTAKAL'IN KİTABININ BASIMI
  • FATİH PORTAKAL KOCAELİ KİTAP FUARI'NDA
  • FATİH PORTAKAL CAROLINE'I ANLATTI
  • ÇALAR SAAT'TE 23 NİSAN ŞENLİĞİ

YAZARLAR

FATİH PORTAKAL
TÜRKİYE’YE GÜVENİLİR Mİ?


ÖZGÜR ÇAKMAKÇI
KOCA KOCA ADAMLAR


ARMAĞANIN PENCERESİ
FATİH PORTAKAL ve "ses"SİZ


NECDET YILDIRIM
FUTBOLUMUZ ÜZERİNE.....


HÜSEYİN AĞAOĞLU
ARDA VE PORTAKAL



Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

ANKET

Fatih Portakal'ın ilk kitabı ses"SİZ" i nasıl buldunuz?

Çok iyi

İyi

Sıradan

Ekrandaki gibi sıcak ve akıcı

Kötü

Fatih Portakal'dan daha iyisini beklerdim

EN ÇOK OKUNANLAR

ACUN'DAN ALDIĞI PARA BAKIN NE KADAR


ECZANELERE YENİ DÜZENLEME


KARTAL DURUMU EŞİTLEDİ


TÜRKİYE'DE MÜTHİŞ KAYNAK BULUNDU


FENER'E KİMLER GELİYOR KİMLER GİDİYOR ?


TOKİ'DEN BÜYÜK FIRSAT


YUNANİSTAN'DAN ŞOK TÜRKİYE TEKLİFİ


TÜRKİYE'DEN İSRAİL'E UYARI


HAVA DURUMU

Aksam : 22 °

Parçalı ve çok bulutlu, bu akşam saatleri ile yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

İNTERNETTEN SEÇTİKLERİMİZ

1 - zaytung

2 - Hayaller Gerçektir

3 - Kartal Haber

4 - anneolmakzoriş

5 - Boşnak Dünyası

6 - Plakakesim

7 - Bebeklere hediyeler

8 - Bayan Çanta


KÜNYE :: Yazılım Yeni Projeler
Sitemizde yayımlanan yorumların bütün yasal sorumluluğu yorumu yazan kullanıcılara aittir.